Hizmet Tespit Davası

Anasayfa Is Hukuku Hizmet Tespit Davası

Hizmet tespit davası ; işveren tarafından sigortası hiç yapılmayan veya SGK'ya eksik bildirilen işçilerin, geçmişe dönük çalışma sürelerini yasal olarak kanıtlamak amacıyla açtıkları davalara hizmet tespit davası denir.

Bu sayfa; sigortasız çalışma sürelerinin ispatı, SGK uyuşmazlıkları ve bu sürece bağlı işçilik alacaklarının arabuluculukla çözümü hakkında stratejik hukuki rehberlik sunmaktadır.

Hizmet Tespit Davası, Sigortasız Çalıştırılma ve SGK Uyuşmazlıkları

Çalışma hayatında işçilerin en temel yasal güvencesi sosyal güvenlik hakkıdır. Ancak uygulamada işçilerin sigortasız çalıştırılmasına veya prime esas kazançlarının (maaşlarının) SGK’ya eksik bildirilmesine sıklıkla rastlanmaktadır. Hizmet tespit davası, kuruma hiç bildirilmeyen veya eksik bildirilen çalışma sürelerinin mahkeme kararıyla tespiti ve tescili için hayati bir hukuki yoldur. Denizli merkezli hukuk büromuz, emeklilik haklarınızın yanmaması ve geçmişe dönük emeklerinizin karşılığını almanız için titiz bir dava takibi sunmaktadır.

Hizmet Tespit Davası Nedir ve Kimler Açabilir?

Hizmet tespit davası, bir işyerinde fiilen çalıştığı halde Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) bildirimi yapılmayan veya sigorta primleri eksik yatırılan işçilerin açtığı bir tespit davasıdır. İşçi ile işveren arasındaki hizmet ilişkisinin (hizmet akdinin) kanıtlanması esasına dayanır. Davayı, sigortasız çalıştırılan işçinin bizzat kendisi veya vefatı halinde yasal mirasçıları (dul ve yetim aylığı bağlatabilmek amacıyla) açabilmektedir.

Hizmet Tespit Davalarında İspat Yükü ve Deliller

Sigortasız çalışıldığını ispat yükü davacı işçidedir. Bu davalar kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme, tarafların sunduğu delillerle bağlı kalmayıp resen (kendiliğinden) araştırma yapma yetkisine sahiptir.

SGK Kayıtları ve İşyeri Sicil Dosyası

İşçinin işyerindeki çalışma düzenini gösteren her türlü yazılı belge delil niteliğindedir. Maaş ödeme dekontları, puantaj kayıtları, işyeri giriş-çıkış kartları, ihtarname kayıtları veya SGK denetmen raporları davanın en güçlü yazılı delillerini oluşturur.

Bordrolu veya Komşu İşyeri Tanıklarının Önemi

Yazılı delillerin yetersiz kaldığı durumlarda tanık beyanları davanın seyrini değiştirir. Ancak mahkeme her tanığı eşit değerlendirmez; özellikle o dönemde aynı işyerinde çalışan resmi bordrolu tanıklar ile aynı adreste faaliyet gösteren komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının beyanları hayati önem taşır.

Hizmet Tespiti ve Arabuluculuk: Süreç Nasıl İşler?

Hukuk sistemimizde işçilik alacakları (kıdem, ihbar, fazla mesai) için dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunludur. Ancak hizmet tespit davaları, Sosyal Güvenlik Kurumu'nu ve kamu düzenini ilgilendirdiği için arabuluculuğa elverişli değildir. Yani hizmetin tespiti için doğrudan mahkemeye başvurulmalıdır. Fakat, sigortasız çalışılan bu döneme ait işçilik alacaklarınızı (tazminatlarınızı) talep edecekseniz, bu alacaklar yönünden arabuluculuk sürecinin profesyonelce yürütülmesi şarttır. Büromuz, her iki süreci de birbirine entegre ve stratejik bir şekilde yönetmektedir.

Hizmet Tespit Davasında 5 Yıllık Hak Düşürücü Süre

Bu davalarda zamanlama çok kritiktir. İşçinin hizmet tespit davası açabilmesi için, işten ayrıldığı yılın sonundan itibaren 5 yıl içinde davasını açmış olması gerekir. Bu süre zamanaşımı değil, "hak düşürücü" süredir; yani mahkeme bu süreyi kendiliğinden dikkate alır. Süre kaçırıldığında işçinin sigorta tespiti isteme hakkı tamamen ortadan kalkar.

Denizli Hizmet Tespit Davası Avukatı ve Arabuluculuk Hizmeti

SGK uyuşmazlıkları ve hizmet tespit davaları, spesifik incelemeler ve doğru tanık yönlendirmeleri gerektiren son derece teknik süreçlerdir. Av. Ceren Bilge Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu olarak, Denizli'de ve çevre illerde işçilerin sosyal güvenlik haklarının korunması, emeklilik süreçlerinin güvence altına alınması ve bağlantılı tazminat/arabuluculuk süreçlerinin yürütülmesinde hukuki deneyimimizle yanınızdayız.

Diğer taraftan, ücretler Türkiye Barolar Birliği'nin belirlediği yıllık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) uyumlu olarak, dosyanın niteliğine ve iş yüküne göre belirlenmektedir. Bununla birlikte, arabuluculuk maliyet ve zaman avantajı sağlar. Yani arabuluculuk ücreti aslında bir "maliyet" değil, hak kaybını önleyen bir "yatırım" gibidir.

Bizi Arayın

Aklınıza takılan soruları sormak için alanında uzman avukatlarımız ile iletişime geçmekten çekinmeyin.